Maalesef birkaç gündür tehdit ve
hakaret dolu yorumlarla uğraşmaktayız. Birkaç fotoğrafa çekenin bile aklına
gelmeyen yorumlar yüklenmekte ve neticesinde ülkenin şimdi içinde bulunduğu
linç kültüründe olduğu gibi pervasızca suçlamalarla karşı karşıya gelmekteyiz.
Fotoğraflarımızda ne ülkenin birlik
ve beraberliğini bozmak gibi bir anlayış söz konusudur ne de herhangi bir dini
rencide edecek davranış vardır.
Lütfen yorumda bulunurken daha
mantıklı, daha sakin düşünün. Bizim şuana kadar hiç düşünmediğimiz şeyleri başkalarına yanlış belirterek ve göstererek, hakkımızı yemeyin. Ayrıca hakaretle, küfürle ve tehditle hiçbir yere varılamayacağını
unutmayınız.
Ankara'da gerçekleşen TEKEL
işçileri mitingi için yüzbini aşkın kişi Ankara'da buluştu. Son dönemin en
büyük işçi mitingi olan mitingde TEKEL işçileri genel grev taleplerini
yinelediler.
AKP hükümetinin en önemli ekonomi görüşü
olan ve böylece sıcak paranın gelmesini sağlayarak sadece günü kurtarmaya
çalıştığı özelleştirme politikası sonucunda yeni yılda da özeleştirmeler hız
kesmeden devam edecek gibi görünüyor. 24/10/2009 tarihli Resmi Gazete’de
yayınlanan fakat bizim bir blog sitesindeki haber sayesinde farkına vardığımız Sızır
Hidroelektrik Santrali’nin de içinde bulunduğu 52 hidroelektrik santralinin
özelleşleştirme haberinde aşağıdaki bilgiler yer almakta.
Ölüm sessizliği demek
mi doğru, yoksa katillerine yenik düşmüş bir ülkenin iniltili çığlığı mı?
Ama havada, kan-kin
-nefret ve düşmanlık kokusu gizliydi.
Kültür Bakanlığı’nın
en üst katındaki yemek salonunda, iki dostumun yardımıyla çıktım masanın
üstüne.
“Sevgili kardeşler,
değerli çalışma arkadaşlarım. İki gündür Maraş’ta kan akıyor. Annelerimizin
karnındaki bebekler şişleniyor, her yaştan insan katlediliyor. Önceden
saptanmış evler, iş yerleri, mahalleler ateşe veriliyor. Faşizm Maraş’ta
cinayetler işliyor, devlet seyrediyor. Sistemin içine çöreklenmiş MHP - ÜGD
çetesi ellerinde silahlar, satırlar, baltalarla kitlesel bir katliam
yapıyorlar. Bu durumun seyircisi olmak en büyük insanlık ayıbıdır. Buradan,
cinayetleri işleyen faşist güruhu lanetliyorum. Susmamalı, tepkilerimizi açığa
çıkarmalıyız. Kahrolsun Faşizm.”
Polis önceki gün demiryolu ve itfaiye işçilerinin ardından dün
de TEKEL işçilerine şiddet uyguladı. Sadaka sistemiyle göz
boyayamayacağını anlayan AKP, panik içerisinde hıncını hakkını arayan
emekçiden çıkarıyor.
TEKEL işçileri, polisin müdahalesine rağmen haklarını alana kadar Ankara'yı terk etmeyeceklerini söylüyorlar
Son aylarda Sızır'da yaşayan ya da Sızır'a giden dostlarımız, Sızır'da yapılmaya başlanan kanalizasyon çalışmalarını görmüştür. Bizde bu çalışmalarla ilgili olarak birkaç bilgiyi sizinle paylaşmak için kanalizasyon ihalesini kazanan şirketten bazı yetkililerden ve bu konu hakkında fikir sahibi olan bazı Sızır'lı dostlarımızdan bu konu hakkında fikir aldık.
Bugün 3 Kasım 2009; AKP iktidarı bundan tam 7 yıl önce seçimle işbaşına geldi.
Bugün Ortadoğu’dan Kafkaslar’a, Balkanlar’dan Afrika’ya pekçok bölgede ABD
adına rol alan, söz söyleyen AKP hükümetinin kadroları, “Büyük
Türkiye”yi ve hatta “Yeni Osmanlı”yı kurduklarını söylüyorlar. Başbakan
Tayyip Erdoğan’sa sık sık, “Türkiye, bölgesinde uzun süredir özlemini
çektiği itibarı, bizim hükümetimiz döneminde yeniden yakalamıştır”
diyor.
AKP iktidarının 7 yıllık faaliyet bilançosuysa, “Büyük Türkiye”nin
ya da “Yeni Osmanlı”nın “gıdasını”, emekçi sınıflardan gaspedilenlerin
oluşturduğunu ortaya koyuyor.